Site içi akıllı arama motoru (Firmaları ve ilanları lütfen kendi linkleri içinde arayınız)

06 Eylül 2010, Pazartesi
   
Font Boyutu

Tarihi - Turistik Yerler

PAYAS KALESİ

 Payas’ta Sokullu Külliyesi’nin batısındadır. Burada eskiden harap bir kale vardı. Sahilde inşa edilen Payas Limanı ile tersanenin güvenliği için 1567 yılında kale ve hendeği tamamen sökülerek yeniden yapıldı. Yapımı 1571 yılında tamamlandı. Son yüzyıl içinde  hapishane olarak kullanıldı.
   

KOZ ( KÜRŞAT) KALESİ

      Altınözü’ne bağlı Koz  Köyü’nün yakınındadır. Eski çağlarda kullanılan ve Altınözü tarafından gelip Harbiye’den geçerek Antakya’ya gelen Kuseyr yolu üzerindedir.
      Bu kalenin Antakya’nın güney bölgesini emniyet altına almak amacıyla Antakya Prensliği döneminde yapıldığı sanılmaktadır. Antakya Latin Patriğinin de ikamet ettiği yer olan kale, 1268 yılında Baybars tarafından kuşatma sonucunda teslim alındı. Bir tepeyi içine alacak şekilde yapılan kalenin sadece büyük blok taşlarla inşa edilmiş olan yarım daire şeklindeki iki burcu ayakta olup, diğer kısımları harap ve belirsiz durumdadır.
   

KIZLAR SARAYI (KASR-EL BENET)

    Reyhanlı-Halep asfaltı üzerinde (Tampon bölgede) bulunmaktadır. Bu sarayın bölgeyi kontrol altında tutan bir merkez olduğu ve Bizans devrine ait olduğu sanılmaktadır. Saray girişine iki taraflı kesme iri blok taşlardan oluşan geçitten girilmektedir. Giriş kısmı yıkılmıştır. Orta kısmında yüksek kare planlı bir kule bulunmaktadır. Kule yıkılmaya yüz tutmuştur. Kulenin kuzey tarafında çeşitli oda kalıntılarına rastlanmıştır. 
Bu odaların sarayı koruyan askerler tarafından kullanıldığı düşünülmektedir. Kulenin doğu tarafından nişler içerisine yerleştirilmiş 8 adet sonradan tahrip edilmiş mezar kısımları ile su deposu alanı mevcuttur.  
 
     Bu kısmın örtü sisteminin düz dam olduğu taşlar üzerindeki ahşap atıl deliklerinden anlaşılmaktadır. Kulenin güney tarafından kilise kalıntısına rastlanmıştır.
    Kızlar Sarayının bütününde malzeme olarak kesme büyük blok taşlar kullanılmıştır. Ayrıca mezarlık kapısı girişinde bir Latin Haçı ile rozet motifi yer almaktadır. Kilisenin güney cephesindeki kapı üzerinde alçak kabartma halinde akanthos yaprağı motifi vardır. 
   

İSSOS HARABELERİ

     Dörtyol-Erzin arasındadır. İskenderun-Adana karayolunun sol yakasında yer alır. Yoldan görülür. Çevrede su depoları, kemerler, tapınak ve Cenevizlerden kaldığı sanılan bir kale ve liman kalıntıları vardır.
      Payas, Antik dönemde Baias adıyla bilinmektedir. 2. Selim, Sokullu Mehmet Paşa’yı burada derbent yönetimi kurmakla görevlendirmiştir. Evliya Çelebi, Hac yolu üstündeki Payas’ta 850 ev bulunmaktadır. Burada, Cenevizlilerden kaldığı sanılar bir kale ve liman kalıntısı bulunmaktadır.
   

BARLAAM MANASTIRI

   Yayladağı ilçesi Keldağ üzerindedir. Keldağ hem Selevukos döneminde, hem de Roma döneminde kutsal yerlerden biriydi. O dönemlerde burada bir Dorik tapınak vardı. (M.Ö. 3. yy) M.S. 4. yüzyılda St. Barlaam buraya gelerek Zeus heykelini yıkmış ve bir keşişler topluluğu oluşturmuştur. 6. yüzyıl balarında manastırın güneydoğu köşesinde bir kilise yapılmış, 526 depreminde bu kilise yıkılmıştır. 950-1050 arasında yeniden yapılan manastır, 1268 yılına kadar faaliyetin sürdürmüş, daha sonra da terkedilmiştir.
Barlaam Manastırına gitmek için Yayladağı ilçesinin Bezge nahiyesinden sonra yaya olarak 2.5 saat dağa tırmanmak gerekmektedir. Küçük patika yol sarp kayalıklar arasından geçmektedir. Hudut Karakolu yakınındaki tepenin düzlüğü üzerinde bulunan harabe M.S. 9. asırda Gürcü papazları tarafından yapılmış, Barlaam’a ithaf edilmiş manastır ve kiliseye aittir.
   

BAKRAS KALESİ

   Bakras Kalesi, Antakya-İskenderun yolu 27. km.si üzerinde bulunan Bakras Köyü’nün üst tarafındadır. Kale köy yolunun batısında, dağların arasında sarp bir tepe üzerinde yapılmıştır. Strabon’un bu kaleden bahsettiğine bakılırsa, tarihi çok eski olmalıdır. Kale önceleri Belen geçidinin girişini, Antakya kurulduktan sonra ise Seleukos başkentini koruma gayesine hizmet etti.  

Devamını oku: BAKRAS KALESİ

   

ANTAKYA KALESİ ve SURLAR

 İstanbul surlarından sonra yurdumuzda en uzun surları oluşturmaktadır.
             Antik kenti çevreleyen duvarlar Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerinde yapılmıştır. Surlar, Silpius (Habib-i Neccar) Dağı’ndan Orontes (Asi) Irmağına kadar uzanıyordu. Evliya Çelebi 44.000 adım uzunluğundaki duvarların büyük blok taşlarla örüldüğünü, çok sağlam ve sık mazgallı olduğunu, 70-80 adımda bir burç bulunduğunu yazmaktadır. Buna göre duvarlar 30.000 metre uzunluğundaydı ve 360 burçla desteklenmişti. Burçlar 5 katlıydı. Tepedeki iç kaleyi IV. yy.da Bizans İmparatoru Nikefhoros Fokas yaptırmıştır, ancak çok yıkıktır. Surların Habib-i Neccar Dağı yamaçlarındaki bölümü sağlamdır.

Devamını oku: ANTAKYA KALESİ ve SURLAR

   

ATÇANA (ALALAH) HİTİT SARAY HARABELERİ

        Antakya-Reyhanlı karayolunun 22. km.sinde yolun sağında yer almaktadır. M.Ö. 19 ve 15. yüzyıllara ait iki saray kalıntısı mevcuttur. Aççana Höyüğü antik şehrinin kalıntısıdır. İlk iskan M.Ö. 3400 yılında başlamıştır. Mısırlılar, Mitaniler, Mezopotamya devletleri ve Etiler gibi kavimlerin de yerleşim alanı olarak kullanıldığı 17 yerleşme tabakası mevcuttur. 4., 7. tabakalarında büyük saraylar vardır. En eski saray 7. tabakada yer alan Babil kralı Hammurabi ile çağdaş Yamhat ve Hitit Prensi Yarım-Lim tarafından inşa edilmiş olanıdır. Bu saray M.Ö. 18. yüzyıla aittir. 
       M.Ö. 15. yüzyıla ait 4. tabaka sarayı bu sarayın hemen bitişiğindedir. Kral Nigme-Pa’ya aittir. Saraylar taş temeller üzerine kerpiçle inşaa edilmiş olup daireler bir iç avlunun etrafında sıralanan mekanlar dizini halindedir

   

JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL

Görüş ve Önerileriniz için admin@atemya.com http://www.antakya.com bir Millennium Bilgisayar Hizmetleri Yapımıdır. Kullanım Koşulları

Üye Girişi